Cihat Etmek

Cihat Etmek; Son zamanlarda “cihat etmek”moda haline geldi galiba.. müslümanlıkta cihat etmek önemli..

Cihatın kelime anlamı aslında Allah için İslam birliği için mücadeledir.. cihat etmek gerçek Müslümanlıkta savaşla değil davranış ve İslami kurallara uyularak yapılır

Kılıçla kafa keserek,korkutarak İslamiyeti dayatmak cihat mıdır?

Bir ülkeyi basarak ganimet ve cariye elde etmek caiz mi ve de cihat mıdır,yoksa Fetih adı altında soygun ve eziyet midir?

Müslümanın Müslümanı öldürmesi cihat mıdır?

İktidar mücadelesi ve koltuğu korumak için İslamiyet şemsiyesi altında yapılan eylemler ve Öldürmeler cihat mıdır?

Kuranı Kerim’i yeterince anlamadan kendine göre farklı tefsirlerle farklı İslam yaratmak cihat mıdır?

Yoksa sokaklarda cami önlerinde sağ elini havaya kaldırıp işaret parmağı ile tekbir getirip, “ya Allah bismillah Allahuekber demek cihat mıdır? “

Maalesef bunların hiçbiri cihat değildir.. cihat iyi kalple kucaklaşmak, zenginlikleripaylaşmak, maddi ve manevi anlamda bütünleşmek,mümin kardeşini ve Allah’ın yarattığı kulları sevmek, korumak ve kollamakla mümkündür..

İhlasla ve iyiniyetle kurmuş olduğu düzeni yaşamak isterken seni taciz edenleri önce uyarmakla görevlisin; eğer sana savaş açılırsa ve canlarımıza kast edilirse savaşmak ve cihad etmek meşru ve gereklidir.. bunun ötesinde Allah’ın yarattıklarını öldürmek caiz değildir

Cihat deyince savaşarak İslamiyeti yaymak veya başka ülkelerin topraklarına gasp etmek değildir.. cihat Allaha peygambere ve Kur’an-ı Kerime sadık olmaktır..

Toparlayacak olursak Cihad , çok geniş mânâ yelpâzesine yayılmış bir kavramdır. Bu sebeple İslâm âlimleri tarafından etraflı şekilde incelenmiş ve yorumlanmıştır. Nefs, şeytan ve fasıklarla mücadele etmek; Allah’ın ismini yüceltmek, Islâmiyet’i tanıtmak, tebliğ ve insanları İslam’a devet etmek, insanlara iyiyi, güzeli ve doğruyu göstermek, adaletli davranmak ve benzeri konular, cihad kavramı içerisinde yer aldığı halde, kelimeyi yalnızca ‘silâhlı savaş’ yönüyle ele alanlara da rastlanmaktadır.

Bu meyanda, silahlı savaşın bir bölümü olan FETİH ve İŞGAL kavramları da birbiri ile karıştırılmakta veya ikisinin aynı şey olduğu düşünülmektedir.Bunlar farklı kavramlardır. İslamiyet’te fetih işgal zihniyeti ve maksadı ile yapılmaz. Fetih, İslâmî bir düşüncenin ürünüdür. Gerçek Fetih düşüncesinde, sömürgecilik, kolonyalizm ve emperyalist, yağmacı, talancı, saldırgan, işgalci, istilâcı zihniyet yoktur; ilhak düşüncesi ile bağlantılı değildir. Fethedilen bölge veya bölgelerde adâletli yönetim uygulanır. Amaç İslami barışı ve kardeşliği getirmektir.Bölge insanına; inancıyla ve gelecekleriyle yaşama hakkı tanır. Fatihler kendini sevdirir, İslâmiyet’i sevdirir. Fethettiği toparlakları değil, gönüllere yerleşmeye çalışır ve bunu başarır. Bölge halkına saygılıdır. Bölge halkının nâmusunu, ırzını, kendi nâmusu ve ırzı gibi korur. Fetih sebebiyle azınlık durumuna düşen yerli halk adaleti, kendileri tarafından kurulan mahkemelerde birzat kendileri sağlarlar. Fetheden, ancak kendi yönetimine başvurulması hâlinde müdahil olur. Fetih, âdil yönetim sistemidir.

Peki bu tanımlamalara uymayan fetihler veya cihatlar olmuş mudur? Elbette olmuştur bu yazıyı yazmamızın ve hatırlatmamızın nedeni de budur..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

sixteen + 8 =