Su Zehirlenmesi

SU ZEHİRLENMESİ;

Su hayattır susuz hayat olmaz.
Dolayısıyla susuz bir vücut da düşünülemez.
Biz hekimler hep bol su içmeyi öneririz.
Ancak bu öneri bazen halk arasında çok yanlış kullanılabilmektedir. Özellikle yaz aylarında aşırı su içerek halsizleşen uyku moduna giren kişiler incelenecek olursa altından önce aşırı sıvı kaybı ve takiben aşırı su içme ile su zehirlenmesi tablosu karşımıza çıkabilir.

Aşırı sıcaklarda vücudundan aşırı sıvı kaybı olanlar, ağır spor faaliyetinde bulunan kişiler, Diyabetes Mellitus yani şeker hastalığı ve diyabete insipitus hastalığı ve akut böbrek yetmezliğinin çözülme safhasında idrarla fazla miktarda sıvı kaybına sebep olurlar. O nedenle fazla sıvı içmek zorundadırlar. Diyabetes insipitus ve akut böbrek yetmezliğinin çözülme safhasında günde 10 litre kadar idrar çıkabilir. Dolayısıyla bu kişiler günde 10-12 litre su içebilirler veya bu miktarda serum verilebilir. Tabii sodyum, potasyum, kalsiyum gibi elektrolitleri ölçmek şartıyla. Şeker hastalarında idrarla orta derecede sıvı kaybı olur. Bazı tansiyon ilaçları ve idrar atıcı haplar da bol miktarda idrar çıkışına sebep olabilir. Bütün zorlamalara rağmen vücutta birikmiş olan sıvının bir günde ancak 20 litresi idrar yoluyla çıkarılabilir.

Günde ne kadar su içmek lazım.?
Normalde vücudun günlük su sarfiyatı 2-2.5 litre kadardır. İdrarla 1500 ml, akciğerle yani solunum yoluyla 300 ml, deri yoluyla 500 ml, dışkı yani büyük abdeste 200 ml. günlük kaybedilen sıvı miktarı sulu gıdalar veya su içerek karşılanmalıdır.

Ne kadar su içmemiz gerekir hesaplamasını kilogram başına da hesaplayabiliriz. Kilogram başına 35-40 ml su içilmesi yeterli olur. Bir su bardağı 200 ml, çay bardağı 80-100 ml, demekki 1 litre su için beş su bardağı içmek yeterli olur.

Prensip olarak 2 saat’ten kısa sürede 2 litre su içmek yanlıştır. Bu durum ara vermeksizin 5-6 litre su içmesine çıkarılırsa su zehirlenmesine yani vücut hücrelerinde su tutularak şişmesine ve ödeme neden olabilir. Ama esas önemli sorun beyin hücrelerinde olur. Aşırı su içilmesi Hemodilisyona yol açar yani kanı sulandırır ve Ozmos olayı ile susuz kalan beyin hücrelerinin içerisine su girmeye başlar. Biz buna su zehirlenmesi diyoruz. Bu durum aynı zamanda hastanede yatarak tedavi gören ve kendisine serum tedavisi uygulanan özellikle yoğun bakımda tedavi gören kişilerde de görülebilir.

Terlemeyle, bazı tansiyon ilaçları ve idrar çıkmasına yarayan ilaçlarla vücuttan bol miktarda elektrolitlerin atılmasına yol açar. Bunlardan en önemlisi sodyumdur. Sodyum’un kaybı tuzlu ayranla yerine konulabilir, ayrıca elektrolit ve mineral içeren sodalar kullanılarak düzeltilebilir. Üre, kreatinin, sodyum, potasyum, Kalsiyum kayıpları ölçülerek gerek serum ile gerekse bu elementleri içeren sıvılarla yerine konulabilir.

Kimler çok su içmemelidir?

Kronik böbrek yetmezliği olup diyalize girmekte olanlar, akut böbrek yetmezliğinde bulunan hastalar, karaciğerin ileri yetmezliğinde albüminin azalması, karında asit toplanması durumlarında, kalp yetmezliklerinde çok su içilmemesi gerekmektedir. İçilen çok su idrarla atılamaz ve vücutta birikir. Kalp yetmezliğinde kanın hacmi artar ama kalbin pompa gücü düşük olacağı için akciğerde ve karında su toplanabilir.

Aşırı su içilmesi böbreklerin çalışmasını sağlar ama mineral-elektrolit kaybı fazla olabilir. Kanda Hemodilüsyon nedeniyle tüm vücut hücrelerinde su birikerek şişer. Ama beyin hücrelerinde olursa beyinde ödem oluşur. Hafif ve orta ödemler de bulantı, kusma, baş ağırısı meydana gelebilir. Başlangıçta tansiyon yüksekliği olabilir hemen takiben tansiyon düşüklüğü başlar, kalpte ritim bozukluğu, kaslarda kramp ve ağrılar başlayabilir, şiddetli terleme, halsizlik, senkop gelişebilir. Daha ileri ödemelerde bilinçte bulanıklık, somnolans hali meydana gelerek ölüme bile neden olabilir.

Su zehirlenmesi genel olarak; ağır spor yapan sporcular, maraton koşanlar ve kilo vermek isteyen kişilerde ve yaz sıcağında uzun süre dışarda çalışanlar da meydana gelmektedir. Sodyum eksiliği meydana geldiği anda müdahale edilmesi çok önemlidir. Eğer zehirlenme oluşan kişi ağızdan beslenebilecek durumdaysa tuzlu içecekler ile takviye yapılabilir. Kişiler ağızdan yemek yiyemeyecek durumda ise; damar yolu ile izotonik veya hipertonik serumlar verilerek tedavi edilmeye çalışılmalıdır.

Bu nedenle uzun süre çok susuz kalan kişilere hemen istediği kadar su vermek veya su içmelerine müsaade etmek yanlış bir yaklaşımdır. Sıvı kaybını az az ve sık sık su ile karşılamaya çalışmak lazım. Şahıs çok susuz kalsa bile yaklaşık 2 saat içinde 2 litreyi aşmayacak şekilde ağızdan sıvı vermek doğru yaklaşımdır. Kişiye peşpeşe 5-6 litre sıvı içirmek su zehirlenmesine sebep olur.

Bu arada üre, kreatinin, sodyum, potasyum ve kalsiyum ölçümü ile dengeli bir şekilde yerine koymak gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

nine + fifteen =